SUNUŞ

Mevcut potansiyelin gerçekleşmesi siyaset, ekonomi, kültür, insan kaynakları gibi alanlarda orta ve uzun vadeli stratejik planlar yapılmasına ve bu planların azim ve kararlılıkla uygulanmasına bağlıdır. Aksi halde, hedefsizlik ülkelerin kapasitelerini köreltir. Günübirlik düşünceler ve kısır çekişmeler ülke kimliğini ve bütünlüğünü zedeler ve ülkeyi tarihi kökenleri ile sorunlu hale getirir.

Bu durumda Türkiye ile benzer niteliklere sahip olan ülkeler küresel ve bölgesel güçlerin nüfuz paylaşım mücadelelerine maruz kalmaktan ve dağınıklıktan kurtulamazlar. Dolayısıyla, Türkiye ölçeğinde tarihi bir mirasa ve jeopolitik/kültürel etkileşime sahip olan merkezî ülkelerin bilgece bir kuşatıcılık ve kapsayıcılığı olan stratejiler belirleyerek buna uyumlu politikalar izlemeleri gerekmektedir. Bu bilgece duruş sadece merkezî ülkelerin kendi gelecekleri için değil, bölgesel ve küresel barış barış için de ehemmiyet arz etmektedir.

 Millet Hafızası ve Devlet Aklı’nın bize bıraktığı miras ve tarihî misyon, İstanbul’un Fethinin 600. yıldönümü olan 2053 yılı için - tıpkı Cumhuriyetin 100. yıldönümü olan 2023 için olduğu gibi -hedefleri bugünden belli bir vizyon oluşturulmasını ve bu hedeflere ulaştıracak stratejilerin belirlenerek, politikaların uygulanmasını zorunlu kılmaktadır.  

2023’e dek önümüzdeki 8 yıl ve takip eden 30 yıllık süreçte Türkiye'nin bazı önemli atılımları gerçekleştirmesi gerekmektedir. Gerek dış politika alanında, gerekse siyasi, ekonomik, teknolojik ve sosyokültürel alanlarda belirlenen hedeflere ulaşılması, ancak var olan sorunlara değil, vizyona ve hedefe odaklanan stratejilerin tüm kurumlar arasında eşgüdüm sağlanıp uygulanması ile mümkün olabilir. Bu noktadan hareketle, belirlenen hedeflere ulaşacak Türkiye’nin, güçlü dinamiklerine eşlik eden güç ve adalet profili ile uluslararası alanda da sözü geçen bir Bilge Ülke olmaması için hiçbir neden yoktur.

İstanbul’un fethinin 600. yılında Türkiye sahip olduğu tarihî ve kültürel miras ile gittikçe istikrarsızlaşan bölgede demokratik, insan haklarına saygılı, yaşam standartları yüksek, teknoloji üreten, dinamik ve eğitimli genç nüfusa sahip bir Küresel Aktör olarak, hem bölgesel sorunların çözümünde uzlaştırıcı bir güç hem de örnek alınması gereken bir ilham kaynağı olacaktır.

Türkiye 2053” projesi kapsamında gerçekleştirilecek etkinlikler ile Türkiye'yi Güç ve Adalet perspektifinde ideallerine taşıyacak vizyon, hedefler ve bu hedeflere ulaşmada kullanılması gereken stratejiler ile politikalar tartışmaya açılacaktır. Yaklaşımdaki temel fark katılımcı süreç inşasıdır. Bu süreç, proje sonunda ortaya çıkacak kağıtlardan/raporlardan daha önemlidir. TASAM tarafından Ülkemizde ilk defa olmak üzere 9 yıldır sürdürülen “Türkiye’nin Stratejik Vizyonu 2023” projesinin yeni aşaması niteliğindeki “Türkiye 2053” projesinin devletimize ve milletimize faydalı olmasını, insan kaynağına dayalı kalkınma modelimize önemli katkılar yapmasını diler, saygılarımızı sunarız.

Enstitü ve Projelerin koordinatörlüğünü TASAM ( Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi ) üstlenmektedir.

 

 Süleyman ŞENSOY | TASAM Başkanı

 

                                                                                                                                                                                                                                                   

YUKARI