VİZYON

TÜRKİYE 2053 | “Güç ve Adalet”

Türkiye Cumhuriyeti Balkanlarda, Avrupa’da, Kafkaslarda, Batı Asya’da toprakları bulunan, Karadeniz, Ege Denizi ve Akdeniz’de uzun sahilleri olan, Ortadoğu ülkeleri ile doğrudan, Kuzey Afrika ülkeleri ile Akdeniz üzerinden bağlantıları bulunan bir ülkedir. Osmanlı Devleti ve onun doğal mirasçısı Türkiye Cumhuriyeti tarih boyunca kültürel, siyasi ve ekonomik bakımdan hem bu bölgelerin tümünün birikiminden etkilenmiş, hem de bu bölgeleri etkilemiştir.

Türkiye Cumhuriyeti genç ve dinamik bir ülke olarak kadim Türk, Fars, Bizans ve İslam tarihi birikiminin tümünün varisi olmayı hak eden ya da bu kadim birikimlerin varisi olduğunu ileri süren tüm havzalarla eş zamanlı olarak etkileşim içerisinde olan eşsiz bir jeopolitik konuma sahiptir. Böylesi tarihi ve jeopolitik bir konuma sahip olan ülkeler ekonomik, kültürel ve siyasi açılardan birer çekim merkezine dönüşme potansiyeline sahiptir.

Mevcut potansiyelin gerçekleşmesi siyaset, ekonomi, kültür, insan kaynakları gibi alanlarda orta ve uzun vadeli stratejik planlar yapılmasına ve bu planların azim ve kararlılıkla uygulanmasına bağlıdır. Aksi halde, hedefsizlik ülkelerin kapasitelerini köreltir. Günübirlik düşünceler ve kısır çekişmeler ülke kimliğini ve bütünlüğünü zedeler ve ülkeyi tarihi kökenleri ile sorunlu hale getirir. Bu durumda Türkiye ile benzer niteliklere sahip olan ülkeler küresel ve bölgesel güçlerin nüfuz paylaşım mücadelelerine maruz kalmaktan ve dağınıklıktan kurtulamazlar. Dolayısıyla, Türkiye ölçeğinde tarihi bir mirasa ve jeopolitik/kültürel etkileşime sahip olan merkezî ülkelerin bilgece bir kuşatıcılık ve kapsayıcılığı olan stratejiler belirleyerek buna uyumlu politikalar izlemeleri gerekmektedir. Bu bilgece duruş sadece merkezî ülkelerin kendi gelecekleri için değil, bölgesel ve küresel barış için de ehemmiyet arz etmektedir.

Millet Hafızası ve Devlet Aklı’nın bize bıraktığı miras ve tarihî misyon, İstanbul’un Fethinin 600. yıldönümü olan 2053 yılı için - tıpkı Cumhuriyetin 100. yıldönümü olan 2023 için olduğu gibi -hedefleri bugünden belli bir vizyon oluşturulmasını ve bu hedeflere ulaştıracak stratejilerin belirlenerek, politikaların uygulanmasını zorunlu kılmaktadır.  

2023’e dek önümüzdeki 8 yıl ve takip eden 30 yıllık süreçte Türkiye'nin bazı önemli atılımları gerçekleştirmesi gerekmektedir. Gerek dış politika alanında, gerekse siyasi, ekonomik, teknolojik ve sosyokültürel alanlarda belirlenen hedeflere ulaşılması, ancak var olan sorunlara değil, vizyona ve hedefe odaklanan stratejilerin tüm kurumlar arasında eşgüdüm sağlanıp uygulanması ile mümkün olabilir.

Bu noktadan hareketle, belirlenen hedeflere ulaşacak Türkiye’nin, güçlü dinamiklerine eşlik eden güç ve adalet profili ile uluslararası alanda da sözü geçen bir Bilge Ülke olmaması için hiçbir neden yoktur. İstanbul’un fethinin 600. yılında Türkiye sahip olduğu tarihî ve kültürel miras ile gittikçe istikrarsızlaşan bölgede demokratik, insan haklarına saygılı, yaşam standartları yüksek, teknoloji üreten, dinamik ve eğitimli genç nüfusa sahip bir Küresel Aktör olarak, hem bölgesel sorunların çözümünde uzlaştırıcı bir güç hem de örnek alınması gereken bir ilham kaynağı olacaktır.

 

Detaylı bilgi için tıklayınız

 

YUKARI